
31 Ekim 2005
Brokoli Suflesi

Hamsili Pilav


Birkaç gün önce abimlerde iftara davetliydik. Hem göze, hem de mideye hitap eden lezzetli yemekleri ve güleryüzüyle bizleri ağırlayan yengeme ve abime teşekkür ediyorum.
Gelelim menüye:
- Mantar çorbası
- İslim kebabı
- Hamsili pilav
- Zeytinyağlı taze fasulye
- Patatesli pide
- Çoban salatası
- Vişne kompostosu
İslim kebabının ve hamsili pilavın fotoğrafını çektim. Bir de şu fotoğraf üzerine nasıl yazı yazıldığını bir öğrensem, ne güzel olurdu...
Hamsili Pilav
Malzemeler:
1 kilo hamsi
2 su bardağı pirinç
2 soğan
1 çorba kaşığı kuşüzümü
1 çorba kaşığı dolmalık fıstık
4-5 çorba kaşığı sıvıyağ
Tuz, pulbiber, yenibahar
Bir tutam maydanoz
2,5-3 su bardağı sıcak su
Yapılışı:
Sıvıyağda soğan ve dolmalık fıstıklar pembeleşene dek kavrulur. Pirinç, kuşüzümü, tuz, pulbiber ve yenibahar eklenerek biraz daha kavrulur. Ocaktan alınır ve kıyılmış maydanoz eklenir. Temizlenen ve peçeteyle nemi alınan hamsiler margarinle yağlanmış yapışmaz bir tencereye 2 sıra halinde dizilir(2. sıradaki hamsilerin gövde ve kuyruğu tencerenin yan duvarından yukarı doğru uzanıyor olması gerek). Üzerine pirinç karışımı dökülür.Kalan hamside üste dizilir ve sıcak suyu eklenip kısık ateşte pişirilir. Pişince dikkatli bir şekilde tepsiye ters olarak alınır ve dilim şeklinde servis yapılır.
27 Ekim 2005
Mine Çiçeği

26 Ekim 2005
Fasulye Turşusu Kavurması

Yaklaşık 15-20 gün kadar önce Portakal Ağacı'ndan Sevgili Hatice'ye özenmiş, küçük kavanozlara fasulye turşusu kurmuştum. Bu hafta sonu da gelen misafirlerim için bu turşudan fasulye turşusu kavurması yaptım. Çok beğenildi.
Tarifi şöyle: 2 orta boy soğan zeytinyağında pembeleştirilir. Üzerine doğranmış fasülye turşusu eklenir. Fasulye kısık ateşte arasıra karıştırılarak iyice pişirilir.Ekşiliğiyle özellikle çorbanın yanında çok güzel gidiyor.
25 Ekim 2005
Şekerpare

Malzemeler:
2 su bardağı un
½ su bardağı irmik
2 yumurta
1 su bardağı pudra şekeri
½ paket margarin
1 tatlı kaşığı kabartma tozu
Vanilya
Şerbet:
3 su bardağı şeker
3 su bardağı su
½ limon suyu
Yapılışı:
Öncelikle şerbet hazırlanır. Şekerli su 5 dakika kaynatılır. Ocaktan inmeye yakın limon suyu ilave edilir ( Sakın benim gibi şerbeti ocakta unutmayın. Yoksa çok kaynayınca su buharlaştığından şerbetin miktarı azalıyor.) Soğumaya bırakılır.
Un, vanilya, kabartma tozu karıştırılarak bir kaba elenir. Ortası açılır. Yumurta, erimiş margarin, pudra şekeri ve irmikte ilave edilerek güzelce yoğurulur. Yumuşak olursa biraz un koyabiliriz( Ben öyle yaptım). Hamur kulak memesinden biraz yumuşak olacak(Oktay Usta öyle dedi). Elimizde yuvarlak şekil vererek tepsiye aralıklı olarak dizilir. Aslında üzerine fındık koymam gerekiyordu. Ama babam tatlıların üstüne çatalla şekil verince fındık koymama gerek kalmadı. 170 derecede 30 dakika pişirilir. Fırından çıkar çıkmaz şekerparelerin üzerine, soğumuş olan şerbet gezdirilir. Sonra afiyetle yenir.
Sevgilerde

Sevgilerde
Sevgileri yarınlara bıraktınız
Çekingen, tutuk, saygılı.
Bütün yakınlarınız
Sizi yanlış tanıdı.
Bitmeyen işler yüzünden
(Siz böyle olsun istemezdiniz)
Bir bakış bile yeterken anlatmaya her şeyi
Kalbinizi dolduran duygular
Kalbinizde kaldı.
Siz geniş zamanlar umuyordunuz
Çirkindi dar vakitlerde bir sevgiyi söylemek.
Yılların telâşlarda bu kadar çabuk
Geçeceği aklınıza gelmezdi.
Gizli bahçenizde
Açan çiçekler vardı,
Gecelerde ve yalnız.
Vermeye az buldunuz
Yahut vaktiniz olmadı.
Behçet Necatigil
24 Ekim 2005
Minik Kekler

Tarif "Mekanımız Mutfak" editörlerinden sevgili Şule'ye ait(havuçlu, elmalı nefis muffinler). Buradan kendisine teşekkür ediyorum. Ben ismini minik kek olarak değiştirdim. Kim yediyse çok beğendi. Tarif defterimize, kaydedebiliriz.
21 Ekim 2005
Şeftali ve Ayva Reçeli

Okuduğum farklı reçel tariflerini kendime göre birleştirdim (Sofra Nimetleri-Abdurrahman Cerrahoğlu, Ümit Usta’nın Ağız Tadıyla-Ümit Sevinç, biraz da benim katkım var).
Şeftali Reçeli
Malzemeler:
1 kg şeftali
6 su bardağı şeker
2 çorba kaşığı limon suyu
Yapılışı:
Şeftalilerin kabukları soyup küp küp doğradım. Üzerine toz şekeri ilave edip sabaha kadar beklettim. Bir tarifte bir, diğerinde iki bardak su ilavesi vardı. Şeftaliler epeyce sulandığından ben hiç su koymadım. Reçel kıvamına gelinceye kadar kaynattım. Kıvama gelen reçele, limon suyunu ilave edip, bir iki taşım daha kaynatmam gerekiyordu. Ama ben bu önemli aşamayı unuttuğumu reçeli yerken hatırladım. İleriki bir zamanda reçelimde şekerlenme baş gösterirse bir taşım kaynatıp limonu o zaman ilave etmeye karar verdim. Çünkü reçelim gerçekten güzel olmuştu. Bunu eşim söyledi, hem de iki kez :-)
Gelelim ayva reçeline:
Malzemeler:
1 kilo ayva
5 su bardağı şeker
5 su bardağı su
2 çorba kaşığı limon suyu
Yapılışı:
Ayvaların kabuklarını soyup küp küp doğradım. Üzerine suyu ilave edip yumuşayıncaya kadar haşladım. Üzerine şekeri ilave edip ağzı açık olarak orta hararetli ateşte reçel kıvamına gelinceye kadar kaynattım. Kıvama gelen reçele, limon suyunu ilave edip, bir iki taşım daha kaynattım.
20 Ekim 2005
Kremalı Mantar Çorbası

Malzemeler:
250 gr mantar
2 çorba kaşığı krema
2 çorba kaşığı un (tepeleme)
1 çorba kaşığı tereyağı veya margarin
4 su bardağı et suyu veya su
1 orta boy soğan
1 defne yaprağı
Dereotu
Maydanoz
Tuz
Tencereye tereyağını alıp eritelim. Küp doğranmış soğanı ve tavla zarı iriliğinde doğranmış mantarları ekleyerek, mantarlar bıraktığı suyu çekene dek kavuralım. Unu ekleyelim, yarım dakika daha un sararana dek kavurmaya devam edelim. Suyu, defne yaprağını ekleyelim. Tuzunu ayarlayalım. Çorbayı ağır ateşte ve karıştırarak üzeri göz göz olana dek pişirelim. Ateşten almadan 1 dk önce kremayı, 1 kepçe çorba suyu ile incelterek ekleyelim. Çorbayı ateşten alıp üzerine kıyılmış dereotu ve maydanoz serperek servis yapalım. (4-5 kişilik)
Yemek hakkında eşimin görüşü şu şekildeydi: “ Biraz daha kaynatsaydın daha iyi olurdu”.
Gayet doğru bir tespit. Çünkü kremayı eklemekte acele etmeseydim hem mantarlar daha iyi pişecekti, hem de çorba daha koyu bir kıvama gelecekti. Bence un miktarı bir iki kaşık artırılabilir. Katıyağ yerine sıvıyağ kullanılabilir. (Bak sen şu işe; hem yemeğin hakkını vereme, hem de bilmiş bilmiş yorumlar yap... :-) )
Mutfakta bazı şeyler deneme yanılma yöntemiyle öğreniliyor.
19 Ekim 2005
Hz. Mevlana'dan:

Dünyada yemyeşil bir ada vardı. O ada da obur bir öküz yaşıyordu.
Sabahtan akşama kadar o adadaki bütün otları yer bitirir, doyar semirip şişmanlardı.
Gece oldu mu bir kenara çekilir: “Yarın ne yiyeceğim?” diye düşünür, bu düşünceyle üzülür kederlenir, sabaha kadar üzüntüsünden zayıflar iğne ipliğe dönerdi.
Sabah olunca yeniden yemyeşil olan otları yemeye başlar akşama kadar bütün otları yer, doyar, şişmanlardı. Akşam olunca yeniden : “Yarın ne yiyeceğim?” kaygısından sabaha kadar üzülür yeniden zayıflardı. Bu böyle sürüp giderdi.
İşte insan nefsi o öküz, yeşil ada ise bu dünyadır.
18 Ekim 2005
Gül Tatlısı
- Bir paket sade kekun (450 gram)
- Bir su bardağı irmik
- 1/2 su bardağı yoğurt
- 1/2 su bardağı sıvıyağ
- 100 gram katıyağ
- Bir yumurta
Şurup için:
- 3 su bardağı su
- 2,5 su bardağı şeker
- Bir tatlı kaşığı limon suyu
Yapılışı:
Önce şurup hazırlanır. Su kaynayınca şekeri eklenir. İndirmeye yakın limon suyu konulup, soğumaya bırakılır. Hamurun malzemeleri bir kaba konup iyice yoğrulur(Evde kekun olmadığından ben 3,5 su bardağı un kullandım). Merdaneyle 1-2 cm kalınlığında açılıp, bardak ucuyla 6 tane yuvarlak kesilir.
Şekildeki gibi üst üste konup, kendine yakın olan taraftan kıvrılır. Bıçakla ortadan ikiye kesilir. Yağlanmış yada benim yaptığım gibi folyo ile kaplanmış tepsiye dizilir. 170 derece ısıtılmış fırında 25 dakika pişirilir. Fırından çıkınca üzerine soğuk şerbeti dökülür.
Bu tarifi televizyonda Açelya Akkoyun'un sunmuş olduğu bir yemek programından almıştım. Ona da bu tarifi bir izleyici göndermiş. Yapımı kolay, görüntüsü estetik... Ama gelin görün ki şerbet içine tam işlemedi. Oysa ki iyice soğumuş şerbeti, fırından çıkar çıkmaz sıcak tatlının üstüne iyice gezdirmiştim. Belki de daha küçük güller yapsam, şerbet içine daha iyi nüfuz ederdi.
Şerbeti çektirme yollarını biliyorsanız bu tarifi deneyin derim. :-)
Not: Kekun yerine un kullanacaksanız kabartma tozu mutlaka ekleyin. Aksi halde benim gibi şerbet çekmeme gibi bir problemle karşılaşırsınız.
17 Ekim 2005
Ramazan'a Dair

Okuduğum yazılardan hoşuma giden satırları burada sizlerle paylaşmak istiyorum.
Ve tabi ki yaptığım birbirinden lezzetli yemek tariflerini de... :-)
Açlıkla doymak
Bu sırada çocuk sıcak pidenin buğusuna sarılmış olarak gülümsüyor. Baba işinden dönüyor, eve yaklaştıkça göğsünde bir genişlik. Anne yeşil salatanın üzerine birkaç zeytin bırakıyor.
Paydos.
Ses kesiliyor. Rüzgar duruyor. Güneş dağların ardına çekiliyor. Kuzeyde bir yıldız göz kırpıyor. Nefesimizi tutuyoruz. Kuşlar kanatlarını kapatıyorlar. Çekiç örsün kenarında bekliyor. Dalgalar diniyor.
Sükut... Sükut...
Ve ağızları misk gibi kokanlar ve o gün insanlara gülden ağır bir söz söylememiş olanlar ve o gün almayı değil hep vermeyi düşünenler ve o gün "sabredenlere hesapsız ecirler verilecektir" müjdesi ile müjdelenmiş olanlar meleklerle birlikte iftar sofrasına oturuyorlar.
Allahım, şükürler olsun oruçluyuz...
Mustafa Kutlu